Google Display’den Demand Gen’e Geçiş: 2026-2027 Rehberi

Google Ads tarafındaki değişimler hız kesmeden devam ediyor. Google şimdi de yaklaşık yirmi yıldır dijital reklamcılığın temel yapı taşlarından biri olan bağımsız Google Display (Görüntülü Reklam) kampanyalarını Demand Gen (Talep Yaratma) çatısı altında topluyor. Ancak burada en başta önemli bir yanlış anlaşılmayı düzeltelim:

Google Display Network, yani Google Görüntülü Reklam Ağı (GDN) kapanmıyor. Değişen şey, GDN envanterini yönetmek için kullandığımız bağımsız Display kampanya türü.

Peki bu değişikliğin ne anlama geldiğini daha iyi anlayabilmek için önce Display kampanyalarının ve Google Display Network’ün ne olduğuna kısaca bakalım.

Google Display Network (GDN) Nedir?

Google Display Network (GDN), reklamların web sitelerinde, mobil uygulamalarda, videolarda ve Google’a ait çeşitli platformlarda gösterilebildiği geniş bir reklam ağıdır.

Google’ın güncel resmi dokümantasyonuna göre Display Network; 2 milyondan fazla web sitesi, video ve uygulamadan oluşuyor ve dünya çapındaki internet kullanıcılarının %90’ından fazlasına ulaşabiliyor.

Google Display kampanyaları yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı’ndaki yayıncı siteleri ve uygulamalarla sınırlı değildi. Klasik Display kampanyaları, Google Görüntülü Reklam Ağı’nın yanı sıra YouTube ve Gmail gibi bazı Google yüzeylerinde de reklam gösterebiliyordu.

Dolayısıyla Display kampanyaları, kullanıcıların Google’da aktif olarak bir şey aramasını beklemek yerine; onları internette gezinirken, video izlerken veya uygulama kullanırken görsel reklamlarla yakalamanıza imkân sağlıyor.

Örneğin bir kullanıcı web sitenizde belirli bir ürünü görüntüledikten sonra başka bir haber sitesinde gezinirken markanızın reklamını görebilir. Ya da henüz markanızı tanımayan ancak sunduğunuz ürün veya hizmetlerle ilgili ilgi alanlarına sahip kullanıcılara görsel reklamlarla ulaşabilirsiniz.

Google Display reklamlarının nasıl çalıştığını, hedefleme yöntemlerini ve kullanım alanlarını daha detaylı öğrenmek isterseniz “Google Görüntülü Reklam Ağı (GDN) Nedir?” başlıklı rehberimizi de inceleyebilirsiniz.

Google Ads’e daha önce hiç reklam vermediyseniz ve konuyu temelden öğrenmek istiyorsanız “Google Reklamları Nasıl Verilir: Detaylı Rehber” yazımız da iyi bir başlangıç noktası olacaktır.

Şimdi tekrar asıl konumuza dönelim.

Display Kampanyaları Demand Gen’e Taşınıyor

Google’ın 26 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı resmi açıklamaya göre reklamverenler artık Google Display Network envanterini Demand Gen(Talep yaratma) kampanyaları içerisinden yönetebilecek.

Burada önemli bir ayrıntı var:

Demand Gen’e geçmek, reklamlarınızı zorunlu olarak YouTube, Discover veya Gmail’de yayınlamak anlamına gelmiyor. Reklamverenler isterlerse Demand Gen kampanyasını yalnızca Google Display Network üzerinde çalıştırmaya devam edebilecekler.

Bunun yanında ihtiyaç duyan reklamverenler aynı kampanyayı;

  • YouTube,
  • YouTube Shorts,
  • Discover,
  • Gmail,
  • Google Maps (Beta)

gibi diğer Demand Gen envanterlerine de genişletebilecek.

Google da resmi duyurusunda Display reklamverenlerinin GDN üzerinde reklam yayınlamaya devam edebileceğini ve Demand Gen’in kanal kontrolleri sayesinde farklı Google envanterlerinin ayrı ayrı yönetilebileceğini açıkça belirtiyor.

Dolayısıyla yaşanan değişimi “Google Display reklamlarını kaldırıyor.” şeklinde değerlendirmek doğru değil.

Daha doğru tanım şu:

Google, Display Network reklam satın alma ve optimizasyon altyapısını Demand Gen çatısı altında birleştiriyor.

Üstelik bu yalnızca Google Ads arayüzünde yapılan basit bir kampanya türü değişikliği de değil. Display’den Demand Gen’e geçişle birlikte reklamverenlerin yıllardır kullandığı bazı önemli özellikler ortadan kalkıyor veya çalışma biçimi değişiyor.

Örneğin;

  • Manuel TBM (Manual CPC),
  • görüntülenebilir gösterim odaklı teklif seçenekleri,
  • bazı teklif ayarlamaları,
  • portföy teklif stratejileri,
  • sezonluk teklif ayarlamaları,
  • bazı kreatif ve reklam formatları

Demand Gen içerisinde aynı şekilde kullanılamıyor. Bunun karşılığında ise;

  • Lookalike kitleler,
  • gelişmiş video reklam formatları,
  • YouTube ve Discover gibi daha geniş envanter,
  • kanal bazlı kontroller,
  • yapay zekâ destekli kreatif araçlar,
  • daha gelişmiş birinci taraf veri kullanımı

gibi yeni olanaklar geliyor. Aslında bu değişiklik Google Ads’in son yıllardaki genel yöneliminin de oldukça net bir örneği.

Google reklam yönetimini giderek:

manuel medya satın alma → sinyal, hedef, veri ve yapay zekâ kontrollü medya satın alma modeline doğru taşıyor.

Bu nedenle Display → Demand Gen geçişini yalnızca “Eski kampanya türü kapanıyor, yerine yenisi geliyor.” şeklinde değerlendirmek eksik kalır.

Çünkü burada yalnızca bir kampanya türünün adı veya oluşturma ekranı değişmiyor. Google Display kampanyalarının teklif verme, hedefleme, kreatif kullanımı, ölçümleme ve optimizasyon mantığı da Demand Gen’in daha otomasyon ağırlıklı yapısına taşınıyor.

Peki bu geçiş ne zaman gerçekleşecek? Mevcut Display kampanyalarımız ne olacak? Kampanya geçmişi sıfırlanacak mı? Hangi özellikleri kaybedeceğiz ve Demand Gen bize ne kazandıracak?

Şimdi geçişin detaylarına bakalım.

Google Display Kampanyaları Ne Zaman Demand Gen’e Geçecek?

Google, Display kampanyalarının Demand Gen’e taşınacağını ilk olarak 26 Mayıs 2026 tarihinde resmi olarak açıkladı.

Ardından Haziran 2026 itibarıyla uygun reklamverenlerin mevcut Display kampanyalarını Demand Gen’e taşıyabilmesi için yeni bir geçiş aracını kademeli olarak Google Ads hesaplarında kullanıma sunmaya başladı.

28 Ağustos 2026 itibarıyla Google’ın resmi geçiş takvimi genel hatlarıyla şöyle:

  • Uygun reklamverenler mevcut Display kampanyalarını şimdiden Demand Gen’e taşıyabiliyor.
  • Geçiş henüz tüm hesaplarda zorunlu değil.
  • İlerleyen dönemde yeni bağımsız Display kampanyası oluşturma seçeneği kaldırılacak.
  • Mevcut uygun Display kampanyaları ise daha sonraki aşamada Google tarafından otomatik olarak Demand Gen’e taşınacak.

Display Kampanyasını Demand Gen’e Taşıyınca Geçmiş Veriler Sıfırlanıyor mu?

Hayır.

En azından Google’ın sunduğu resmi geçiş aracını kullanırsanız kampanyanız tamamen sıfırdan öğrenmeye başlamıyor. Google, Display kampanyasının son 42 günlük performans geçmişini ve öğrenme verisini yeni Demand Gen kampanyasına aktarabiliyor. Bu oldukça önemli.

Çünkü tamamen yeni oluşturulan bir kampanya;

  • hangi kullanıcıların dönüşüm gerçekleştirmeye daha yatkın olduğunu,
  • hangi hedef kitlelerin daha iyi performans gösterdiğini,
  • hangi açık artırmalara girmesi gerektiğini,
  • hangi dönüşüm maliyetlerinin kabul edilebilir olduğunu

yeniden öğrenmek zorunda kalabilir.

Google’ın geçiş aracında ise son 42 günlük öğrenme geçmişinin taşınması sayesinde bu “cold start”, yani sıfırdan öğrenme problemi büyük ölçüde azaltılıyor. Google, bu yöntemle yeni Demand Gen kampanyasının öğrenme süresinin yaklaşık 1-2 güne kadar indirilebileceğini belirtiyor.

Bu nedenle mevcut ve sağlıklı çalışan bir Display kampanyanız varsa, “Eski kampanyayı kapatayım, Demand Gen’de benzer ayarlarla sıfırdan yeni bir kampanya açayım.” yaklaşımı her zaman en doğru yöntem olmayabilir.

Google da mevcut performans geçmişinin korunabilmesi için mümkün olduğunda kendi geçiş aracının kullanılmasını öneriyor.

Geçiş Nasıl Çalışıyor?

Google Ads hesabınız geçiş için uygun hale geldiğinde mevcut Display kampanyalarınızı seçerek “Upgrade to Demand Gen” seçeneği üzerinden taşıyabiliyorsunuz.

Geçiş tamamlandığında yeni kampanya varsayılan olarak yalnızca Google Display Network (GDN) kanalını kullanıyor. Yani Google mevcut Display kampanyanızı alıp bir anda YouTube, Gmail ve Discover üzerinde yayınlamaya başlamıyor. Bu önemli bir detay.

Çünkü böylece migrasyon sonrası performansınızı eski Display kampanyasıyla daha sağlıklı karşılaştırabilirsiniz. Kampanya stabil hale geldikten sonra isterseniz:

  • YouTube,
  • Gmail,
  • Discover,
  • Google Maps

gibi diğer Demand Gen kanallarını ayrıca açabilirsiniz.

Bu yaklaşım özellikle geçişin gerçek performans etkisini anlamak açısından daha doğru. Çünkü Display’den Demand Gen’e geçtiğiniz gün aynı anda YouTube ve Discover’ı da açarsanız performansta yaşanan değişimin kampanya teknolojisinin değişmesinden mi, yoksa yeni envanterlerin eklenmesinden mi kaynaklandığını ayırt etmek zorlaşır. Bu nedenle geçişin ilk aşamasında yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı ile devam etmek, diğer Demand Gen kanallarını ise kampanya dengelendikten sonra kademeli olarak test etmek daha sağlıklı olacaktır.

Geçiş Yaptığınız Gün Bütçeniz İki Kez Harcanabilir mi?

Burada Google’ın özellikle uyardığı, kolayca gözden kaçabilecek önemli bir ayrıntı var. Display kampanyanızın o gün geçiş yapılmadan önce harcadığı bütçe, yeni Demand Gen kampanyasının günlük bütçe hesabına aktarılmıyor. Bir örnek üzerinden açıklayalım.

Diyelim ki Display kampanyanızın günlük bütçesi:

10.000 TL

ve kampanya öğlene kadar:

6.000 TL

harcadı.

Saat 13.00’te kampanyayı Demand Gen’e taşıdınız.

Yeni oluşturulan Demand Gen kampanyası:

“Bugünkü 10.000 TL bütçenin 6.000 TL’si zaten harcandı, bana 4.000 TL kaldı.”

şeklinde başlamıyor. Yeni kampanya o gün için yeniden 10.000 TL günlük bütçeyle çalışmaya başlayabiliyor.

Dolayısıyla teorik olarak migrasyon yaptığınız gün toplam harcamanız:

6.000 TL + yeni Demand Gen kampanyasının harcaması şeklinde normal günlük bütçenizin üzerine çıkabilir.

Google bunun yalnızca geçiş yapılan gün için geçerli olduğunu ve ilk 24 saat içerisinde geçici olarak normalden fazla veya az harcama görülebileceğini belirtiyor. Özellikle günlük bütçesi yüksek kampanyalarda bu detay kesinlikle göz ardı edilmemeli.

Bu nedenle büyük bütçeli Display kampanyalarının migrasyonunu mümkünse:

  • günün erken saatlerinde,
  • bütçe henüz önemli ölçüde harcanmamışken,
  • hesabın aktif olarak takip edilebileceği bir günde

yapmak daha kontrollü bir yaklaşım olacaktır.

Display’den Demand Gen’e Geçince Eski Kampanya Siliniyor mu?

Hayır.

Geçiş sonrasında eski Display kampanyası aktif olarak reklam yayınlamaya devam etmiyor; ancak kampanyanın geçmiş performans verileri hesabınızdan ortadan kaybolmuyor. Bu sayede daha sonra eski Display kampanyanız ile yeni Demand Gen kampanyanızı:

  • maliyet,
  • gösterim,
  • tıklama,
  • TBM,
  • dönüşüm,
  • dönüşüm başına maliyet,
  • dönüşüm değeri,
  • ROAS

gibi metrikler açısından karşılaştırabilirsiniz.

Bu karşılaştırmayı yapmanızı özellikle öneriyoruz. Çünkü Google’ın kampanyayı Demand Gen’e taşıması, yeni kampanyanın otomatik olarak eski Display kampanyanızdan daha iyi performans göstereceği anlamına gelmiyor.

Her hesapta;

  • hedef kitle,
  • sektör,
  • dönüşüm hacmi,
  • kreatif kalitesi,
  • teklif stratejisi,
  • bütçe,
  • ölçümleme yapısı

farklı olduğu için migrasyon sonrası performansı gerçek veriler üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

Display’den Demand Gen’e Geçerken Neleri Kaybediyoruz?

Asıl önemli bölümlerden biri burası. Çünkü Demand Gen birçok yeni özellik sunuyor olsa da, klasik Display kampanyalarında yıllardır kullandığımız bazı kontrol mekanizmaları yeni kampanya türünde bulunmuyor.

Google’ın güncel resmi dokümantasyonuna göre Display’den Demand Gen’e geçtiğinizde aşağıdaki özelliklerin bir kısmını artık aynı şekilde kullanamayacaksınız:

Display ÖzelliğiDemand Gen’deki Durumu
Manuel TBM (Manual CPC)Desteklenmiyor
Görüntülenebilir gösterim odaklı teklif vermeDesteklenmiyor
Dönüşüm başına ödemeDesteklenmiyor
Teklif ayarlamalarıDesteklenmiyor
Sezonluk teklif ayarlamalarıDesteklenmiyor
Portföy teklif stratejileriDesteklenmiyor
Birleştirilmiş Kitleler (Combined Audiences)Aynı yapıyla desteklenmiyor
HTML5 reklamlar28 Ağustos 2026 itibarıyla henüz desteklenmiyor; Google desteği 2026 sonlarına doğru sunmayı planlıyor
Üçüncü taraf reklamlar28 Ağustos 2026 itibarıyla henüz desteklenmiyor; Google desteği 2026 sonlarına doğru sunmayı planlıyor
Marka Etkisi (Brand Lift)Demand Gen içerisindeki GDN envanterinde desteklenmiyor
Arama Etkisi (Search Lift)Demand Gen içerisindeki GDN envanterinde desteklenmiyor

Bu listeye baktığımızda değişimin yönü daha net hale geliyor.

Demand Gen daha fazla envanter ve daha güçlü otomasyon getirirken, reklamverenin bazı manuel kontrol araçlarını azaltıyor.

Şimdi bunların reklamveren açısından gerçekte ne anlama geldiğini tek tek inceleyelim.

1. Manuel TBM (Manual CPC) Artık Yok

Klasik Display kampanyalarında uzun yıllardır kullanılan teklif yöntemlerinden biri Manuel TBM, yani Manual CPC idi.

Bu modelde reklamveren temel olarak:

“Bir tıklama için en fazla şu kadar ödeme yapmak istiyorum.”

diyebiliyordu.

Örneğin maksimum TBM’nizi 8 TL olarak belirlediğinizde teklif üzerinde doğrudan bir üst sınır tanımlamış oluyordunuz.

Demand Gen’de ise Manuel TBM desteklenmiyor. Google bunun yerine Target CPC (Hedef TBM) seçeneğini sunuyor. İlk bakışta iki sistem birbirine çok benzer görünebilir. Ancak aralarında önemli bir fark var.

Manuel TBM’de reklamveren açık artırmadaki teklifi doğrudan sınırlandırırken, Target CPC’de Google’a:

“Tıklama başına ortalama maliyetimi yaklaşık olarak bu seviyede tutmaya çalış.”

diyorsunuz. Google daha sonra açık artırma bazında teklifleri kendisi artırıp azaltabiliyor.

Yani kontrol:

tek tek açık artırmalardaki maksimum tekliften → algoritmanın ulaşmaya çalıştığı ortalama maliyet hedefine

doğru kayıyor. Bu nedenle özellikle Manuel TBM ile çok kontrollü çalışan Display kampanyalarında Demand Gen’e geçiş, basit bir teklif stratejisi değişikliği olarak görülmemeli. Bu, reklamverenin açık artırma üzerindeki doğrudan kontrolünün azalması anlamına geliyor.

2. Viewable CPM / Görüntülenebilir Gösterim Odaklı Teklif

Bazı Display kampanyalarının amacı dönüşüm değil, mümkün olan en düşük maliyetle görünürlük yaratmaktır.

Örneğin:

  • ürün lansmanı,
  • kurumsal marka kampanyası,
  • etkinlik duyurusu,
  • geniş erişim,
  • belirli yayınlarda görünürlük

gibi kampanyalarda reklamveren vCPM yani Görüntülenebilir Gösterim Odaklı Teklif kullanabilir.

Talep yaratma kampanyalarına geçişte Görüntülenebilir Gösterim Odaklı Teklif modeli desteklenmiyor. Google bunun yerine Maximize Clicks gibi alternatifleri öneriyor.

Bu yüzden özellikle marka bilinirliği odaklı Google Görüntülü Reklam Ağı kampanyalarında, yeni yapı eski sistemin bire bir karşılığı olmayabilir.

Dönüşüm reklamvereni açısından Demand Gen daha gelişmiş olabilir. Fakat yalnızca:

“Mümkün olan en ucuz görüntülenebilir 1.000 gösterimi satın almak istiyorum.”

diyen bir reklamveren için klasik Display bazı noktalarda daha kontrollüydü.

3. Pay for Conversions (Dönüşüm Başına Ödeme)

Display kampanyalarında bulunan dönüşüm başına ödeme modeli, reklamverenin tıklama veya gösterim yerine doğrudan gerçekleşen dönüşüm için ödeme yaptığı bir teklif yaklaşımıydı. Ancak Demand Gen (Talep Yaratma) kampanyalarında bu model aynı şekilde desteklenmiyor.

Google bunun yerine reklamverenlerin Hedef EBM (Target CPA) gibi dönüşüm odaklı teklif stratejilerini kullanmasını öneriyor. Burada sistem yine belirlediğiniz hedef dönüşüm maliyetine ulaşmaya çalışıyor, ancak ödeme modeli artık doğrudan “yalnızca dönüşüm gerçekleştiğinde ödeme” mantığında çalışmıyor.

Örneğin Hedef EBM’nizi 500 TL olarak belirlediğinizde Google:

“Her dönüşüm için tam olarak 500 TL ödeyeceksiniz.”

demiyor. Bunun yerine algoritma, açık artırmalardaki teklifleri otomatik olarak ayarlayarak kampanyanın ortalama dönüşüm maliyetini yaklaşık 500 TL seviyesinde tutmaya çalışıyor.

Dolayısıyla Pay for Conversions kullanan reklamverenler için Demand Gen’e geçiş yalnızca bir teklif stratejisi değişikliği değil, aynı zamanda ücretlendirme ve bütçe riskinin çalışma biçiminde de değişiklik anlamına geliyor.

Bu özelliği aktif olarak kullanan hesapların geçiş öncesinde mevcut dönüşüm maliyetlerini, bütçelerini ve Hedef EBM seviyelerini dikkatli şekilde yeniden değerlendirmeleri gerekir.

4. Teklif Ayarlamaları

Demand Gen’de klasik Display’de kullandığımız bazı teklif ayarlamaları seçenekleri bulunmuyor.

Bunlara:

  • cihaz bazlı teklif ayarlamaları,
  • belirli kitle segmentlerinde yapılan teklif farklılaştırmaları,
  • reklam grubu düzeyindeki bazı teklif ayarlamaları dahil olabilir.

Google burada giderek “Hangi kullanıcıya ne kadar teklif vermeliyim?” sorusunun cevabını reklamverenden alıp makine öğrenimi modeline bırakıyor.

5. Sezonluk Teklif Ayarlamaları

Sezonluk teklif ayarlamaları da mevcut Demand Gen yapısında desteklenmeyen özellikler arasında.

Bu özellikle:

  • Black Friday,
  • özel indirim günü,
  • kısa dönemli flash sale,
  • lansman,
  • festival,
  • bayram kampanyası

gibi normalden çok farklı dönüşüm oranı beklenen kısa dönemlerde önemli olabilir. Dolayısıyla sezonluk e-ticaret hesaplarında geçiş takvimi ayrıca düşünülmeli.

6. Portföy Teklif Stratejileri

Birden fazla kampanyayı ortak bir teklif stratejisi altında yöneten Portföy Teklif Stratejileri Demand Gen’de desteklenmiyor. Bu durum büyük ve karmaşık hesaplarda standartlaştırılmış teklif sistemlerini yeniden tasarlamayı gerektirebilir.

7. Birleştirilmiş Kitleler

Google Display kampanyalarında kullanılan Birleştirilmiş Kitleler (Combined Audiences), birden fazla hedefleme koşulunu aynı kitle yapısı içerisinde bir araya getirmenize imkân tanıyordu.

Örneğin yalnızca:

  • belirli bir ilgi alanına sahip,
  • son 30 gün içinde sitenizi ziyaret etmiş,
  • ancak daha önce satın alma yapmamış

kullanıcılara ulaşmak isteyebilirsiniz.

Klasik Display yapısında bu tür kitleler farklı koşulların birleştirilmesiyle daha kontrollü şekilde oluşturulabiliyordu. Basit bir örnekle:

A kitlesi + B davranışı – C kitlesi

şeklinde bir mantık kurulabiliyordu.

Burada:

  • A kitlesi: Belirli bir ilgi alanına sahip kullanıcılar,
  • B davranışı: Web sitenizi ziyaret etmiş kişiler,
  • C kitlesi: Daha önce satın alma yapmış müşteriler

olabilir. Bu durumda hedefiniz Belirli bir ilgi alanına sahip, sitenizi daha önce ziyaret etmiş ancak henüz satın alma yapmamış kullanıcılar olurdu.

Demand Gen kampanyalarında ise birleştirilmiş kitleler özelliği eski Display kampanyalarındaki yapısıyla bire bir desteklenmiyor. Google bunun yerine Audience Builder, yani Kitle Oluşturucu içerisindeki hedefleme seçenekleriyle benzer kitle yapılarını yeniden oluşturmanızı öneriyor.

Bu nedenle özellikle çok katmanlı ve detaylı kitle kombinasyonları kullanan reklamverenlerin, Display kampanyalarını Demand Gen’e taşımadan önce mevcut hedefleme yapılarını gözden geçirmeleri önemli. Çünkü eski kampanyadaki bir kitle kombinasyonunun yeni kampanyaya bire bir aynı mantıkla aktarılacağını varsaymak doğru olmayabilir.

Geçiş öncesinde özellikle şu noktalar kontrol edilmeli:

  • Hangi kitlelerin birlikte kullanıldığı,
  • hangi kitlelerin hariç tutulduğu,
  • remarketing listelerinin nasıl kullanıldığı,
  • Customer Match listelerinin rolü,
  • ilgi alanı ve davranış sinyallerinin nasıl bir araya getirildiği.

8. HTML5 ve Üçüncü Taraf Reklamlar

28 Ağustos 2026 itibarıyla yüklenen HTML5 reklamlar ve üçüncü taraf reklamlar Demand Gen içerisinde henüz desteklenmiyor. Google’ın resmi dokümantasyonuna göre her iki reklam türü için de Demand Gen desteğinin 2026’nın sonlarına doğru sunulması planlanıyor.

Dolayısıyla HTML5 reklamları yoğun olarak kullanan bir hesabınız varsa, kampanyaları ilk fırsatta Demand Gen’e geçirmek yerine Google’ın ürün yol haritasını ve hesabınızdaki özellik kullanılabilirliğini takip etmek daha doğru olabilir.

Demand Gen’e Geçerken Ne Kazanıyoruz?

Kontrolün bir kısmı azalırken Demand Gen önemli yeni yetenekler getiriyor.

1. Çok Daha Geniş Bir Görsel Envanter

Demand Gen tek kampanya çatısı altında şuralara erişebiliyor:

  • Google Display Network
  • YouTube
  • YouTube Shorts
  • Discover
  • Gmail
  • Google Maps

Google ayrıca kanal kontrolleri sayesinde reklamverenlerin bu alanlardan hangilerinde yayın yapmak istediğini seçebilmesine izin veriyor. Bu noktada önemli bir yanlış inanışı da düzeltelim:

Demand Gen kullanmak bütün bu kanalları açmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Display’den geçiş yapılan kampanyanın başlangıçta yalnızca GDN üzerinde tutulması Google tarafından da öneriliyor.

Önce aynı kampanyayı olabildiğince benzer koşullarda test edip daha sonra YouTube veya Discover açmak daha sağlıklı bir karşılaştırma sağlar.

2. Daha Gelişmiş Kreatif Formatlar

Demand Gen şunları destekliyor:

  • Duyarlı Görüntülü Reklamlar,
  • statik görsel reklamlar,
  • döngüsel reklamlar (Carousel),
  • ürün feed’leri (veri akışları),
  • video reklamları,
  • görselden video oluşturma araçları,
  • yapay zekâ destekli görsel üretimi,
  • kreatif geliştirme ve iyileştirme araçları.

Google ayrıca Veo tabanlı araçlarla statik kreatiflerden yeni video varyasyonları üretme kabiliyetlerini de Demand Gen’e ekliyor. Bu nedenle geleceğin Demand Gen kampanyalarında sadece “Kaç banner hazırladık?” sorusu yeterli olmayacak. Asıl soru: “Algoritmaya kaç farklı mesaj, format, açı ve kullanıcı motivasyonu verdik?” olacak.

3. Lookalike (Benzer) Kitleler Geliyor

Demand Gen’in en önemli avantajlarından biri Lookalike yani benzer kitle segmentleri. Ancak Google 2026 içerisinde bu sistemin çalışma mantığını değiştiriyor.

Eskiden:

Lookalike = hedefleme sınırı

gibi düşünülebiliyordu. Yeni sistemde giderek:

Lookalike = güçlü bir makine öğrenimi sinyali

haline geliyor.

Google’ın resmi yardım dokümanına göre Demand Gen kampanyalarındaki Benzer Kitleler artık yalnızca kesin bir hedefleme sınırı olarak çalışmıyor.

Örneğin:

Elinizde, son 180 gün içinde satın alma gerçekleştirmiş 10.000 müşteriden oluşan kaliteli bir Müşteri Eşleştirme (Customer Match) listesi olduğunu düşünelim. Eski yaklaşım:

“Bu 10.000 müşteriye benzeyen insanları bul.”

Yeni yaklaşım giderek şuna dönüşüyor:

“Bunlar benim değerli müşterilerim. Bu sinyali kullan; gerekirse bu grubun bire bir benzeri olmayan fakat yüksek dönüşüm ihtimali taşıyan kişileri de bul.”

Bu performansı artırabilir. Ama aynı zamanda hedefleme sınırlarının daha geçirgen hale gelmesi anlamına gelir.

4. Birinci Taraf Veri Çok Daha Değerli Hale Geliyor

Display döneminde segment seçmek büyük ölçüde medya planlama işiydi. Demand Gen döneminde ise algoritmayı besleyen verinin kalitesi giderek daha kritik hale geliyor.

Özellikle:

  • Müşteri Eşleştirme (Customer Match) listeleri,
  • geçmişte satın alma yapmış kullanıcılar,
  • yüksek değerli müşteriler,
  • CRM sistemindeki potansiyel müşteri verileri,
  • çevrimdışı dönüşümlerin Google Ads’e aktarılması,
  • Gelişmiş Dönüşümler (Enhanced Conversions),
  • dönüşüm değerlerinin doğru şekilde aktarılması kampanya performansında belirleyici hale gelebilir.

Google da 2026 yılı için yayımladığı Demand Gen en iyi uygulamaları dokümanında veri gücünü, başarılı kampanyaların dört temel unsurundan biri olarak konumlandırıyor. Başka bir deyişle:

Kötü ölçüm + daha güçlü yapay zekâ = kötü kararların daha hızlı otomasyonu olabilir.

Bu yüzden Demand Gen’e geçiş yalnızca medya planlama projesi olarak görülmemeli. GA4, Google Ads Conversion Tracking, Enhanced Conversions ve CRM dönüşüm aktarımı da birlikte denetlenmeli.

Demand Gen Gerçekten Daha İyi Performans Gösteriyor mu?

Google’ın yayınladığı veriler olumlu. Ancak rakamları doğru bağlamda okumak gerekiyor.

GoFood Örneği

Google’ın Display → Demand Gen duyurusunda paylaştığı GoFood vakasında, Demand Gen’e GDN envanteri eklenmesinin:

  • CPA’yı %24 düşürdüğü,
  • dönüşüm hacmini %19 artırdığı

belirtiliyor.

Google ayrıca GDN ekleyen Demand Gen reklamverenlerinde ortalama %9,5 ROI artışı gözlemlediğini söylüyor. Vaka çalışmasını incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

LG Electronics Örneği

LG Electronics ise Demand Gen kampanyalarında ücretli sosyal medya kampanyalarına kıyasla:

  • %24 daha yüksek dönüşüm oranı,
  • %91 daha düşük CPA

bildirdi. Vaka çalışmasını incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Bu sonuçlar kesinlikle Demand Gen’in potansiyelini gösteriyor. Ancak burada bilimsel olarak dikkat edilmesi gereken bir nokta var:

Bu örneklerin önemli bölümü Google tarafından seçilmiş ve/veya Google verileriyle hazırlanmış başarılı vaka çalışmalarıdır. Dolayısıyla:

“Demand Gen’e geçen herkesin CPA’sı %24 düşer.”

gibi bir sonuç çıkarılamaz. Bunları ürünün ulaşabildiği performans potansiyeline ilişkin örnekler olarak okumak daha doğru olur.

Demand Gen’in En Büyük Riski: Daha Fazla Otomasyon

Google Ads’in son birkaç yıldaki değişimlerini birlikte değerlendirdiğimizde net bir eğilim görüyoruz:

  • Smart Shopping → Performance Max
  • Discovery → Demand Gen
  • Video Action Campaigns → Demand Gen
  • Dynamic Search Ads → AI Max
  • Display → Demand Gen

Google kampanya türlerini giderek daha az sayıda, daha geniş kapsamlı ve AI merkezli sistem altında birleştiriyor. Bu reklamveren açısından iki şey getiriyor:

Avantaj

Algoritma:

  • daha fazla envanter,
  • daha fazla kullanıcı sinyali,
  • daha fazla kreatif,
  • daha fazla dönüşüm verisi

arasında optimizasyon yapabiliyor.

Risk

Reklamveren:

  • teklif,
  • hedefleme,
  • yerleşim,
  • açık artırma,
  • kreatif kombinasyonu

üzerindeki mikro kontrolünün bir kısmını kaybediyor.

Dolayısıyla yeni dönemde Google Ads uzmanlığının tanımı da değişiyor. Başarı giderek daha az:

“Hangi ayarı açmalıyım?”

sorusundan; daha fazla:

“Algoritmaya hangi hedefi, veriyi, kreatifi ve ticari sınırı vermeliyim?”

sorusuna bağlı.

Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonu Neden Önemli?

Talep Yaratma Kampanyalarında dikkat edilmesi gereken önemli değişikliklerden biri Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonu, yani View-Through Conversion (VTC) Optimization. Önce kavramı netleştirelim.

Bir kullanıcı:

  1. reklamınızı görüyor,
  2. reklama tıklamıyor,
  3. daha sonra web sitenize başka bir kanaldan geliyor,
  4. satın alma veya form doldurma gibi bir dönüşüm gerçekleştiriyorsa,

Google bu dönüşümü belirli koşullar altında görüntüleme sonrası dönüşüm olarak değerlendirebilir. Örneğin bir kullanıcı YouTube’da reklamınızı görüyor ancak tıklamıyor. Aynı gün markanızı Google’da aratıyor, web sitenize giriyor ve satın alma gerçekleştiriyor. Bu durumda Google Ads, kullanıcının daha önce reklamınızı görmüş olmasını dönüşüm yolculuğunun bir parçası olarak değerlendirebilir. Ancak burada önemli bir ayrım var:

Görüntüleme sonrası dönüşümlerin raporlanması ile teklif sisteminin bu dönüşümlere göre optimize edilmesi aynı şey değildir.

Birinci durumda Google yalnızca:

“Bu kullanıcı dönüşümden önce reklamı görmüştü.”

bilgisini raporlamaya dahil eder. İkinci durumda ise Google’ın otomatik teklif sistemi bir adım daha ileri gider ve:

“Reklama tıklamasa bile, reklamı gördükten sonra dönüşüm gerçekleştirme ihtimali yüksek kullanıcılara daha fazla ulaşmalıyım.”

şeklinde optimizasyon yapabilir. Asıl önemli değişiklik de burada ortaya çıkıyor.

Google, Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonunun kapsamını Talep Yaratma kampanyalarında genişletiyor.

Google, Nisan 2026’da Demand Gen kampanyaları için Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonu özelliğini açık beta olarak kullanıma sundu. 28 Ağustos 2026 itibarıyla Google’ın resmi yardım dokümanına göre bu özellik YouTube ve Discover Feed envanterlerinde destekleniyor.

Ancak mevcut özelliklerle Google’ın önümüzdeki dönem için duyurduğu değişiklikleri birbirinden ayırmak gerekiyor. Search Engine Land’in 17 Ağustos 2026 tarihli haberine göre, Google’ın reklamverenlere ilettiği ve önümüzdeki aylarda kademeli olarak devreye alınması planlanan değişiklikler arasında:

  • Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonunun daha fazla video gösterimine uygulanması,
  • yeni Demand Gen kampanyalarında bu optimizasyonun varsayılan olarak etkin hale gelmesi,
  • özelliğin Google Görüntülü Reklam Ağı’na da genişletilmesi,
  • Demand Gen içerisindeki bazı Display video gösterimlerinin tıklama başına maliyet yerine bin gösterim başına maliyet üzerinden ücretlendirilmesi

bulunuyor. Burada önemli olan nokta şu: Bu değişikliklerin tamamı 28 Ağustos 2026 itibarıyla bütün hesaplarda aktif değil.

Google’ın resmi yardım sayfasında belirtilen mevcut kullanım kapsamı ile reklamverenlere duyurulan yaklaşan değişiklikler arasında fark bulunuyor. Bu nedenle Demand Gen kampanyası oluştururken veya mevcut bir Display kampanyasını Demand Gen’e taşırken Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonu ayarını ayrıca kontrol etmek önemli.

Peki Bu Neden Reklamveren İçin Önemli?

Çünkü bu özellik açıldığında Google yalnızca reklama tıklayan kullanıcıları değil, reklamı görüp daha sonra dönüşüm gerçekleştiren kullanıcıları da teklif kararlarında dikkate alabilir.

Bu özellikle YouTube, Discover ve Display gibi kullanıcıların her zaman doğrudan tıklama eğiliminde olmadığı üst ve orta huni kanallarında önemli olabilir. Ancak aynı zamanda ölçümleme açısından dikkatli olunması gereken bir alan yaratır.

Örneğin kullanıcı:

  • markanızı zaten tanıyor olabilir,
  • YouTube’da reklamınızı görebilir,
  • reklama tıklamayabilir,
  • birkaç saat sonra marka adınızı Google’da aratarak satın alma yapabilir.

Google bu yolculukta reklam gösterimine katkı atfedebilir. Fakat burada reklamveren açısından asıl soru şudur:

Bu kullanıcı reklamı gördüğü için mi satın aldı, yoksa zaten satın alacak bir kullanıcı mıydı?

Bu nedenle Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonu kullanılan kampanyalarda yalnızca Google Ads panelindeki toplam dönüşüm sayısına bakmak yeterli olmayabilir. Özellikle yüksek bütçeli kampanyalarda;

  • tıklama sonrası dönüşümler,
  • görüntüleme sonrası dönüşümler,
  • marka aramalarındaki değişim,
  • yeni müşteri oranı,
  • GA4 verileri,
  • CRM satış verileri

birlikte değerlendirilmelidir.

Kısacası Görüntüleme Sonrası Dönüşüm Optimizasyonu, Demand Gen’in yalnızca “kim tıklıyor?” sorusuna değil, giderek daha fazla “kim reklamı gördükten sonra dönüşüm gerçekleştiriyor?” sorusuna göre de optimizasyon yapmaya başlaması anlamına geliyor.

Geçişten Sonra Reklamlar Yeniden İncelenecek

Display kampanyanızı Demand Gen’e taşıdığınızda, Google geçiş sonucunda oluşan reklamları yeni reklamlar olarak değerlendiriyor. Bu nedenle mevcut Display kampanyanızdaki reklamlar daha önce onaylanmış olsa bile, Demand Gen’e geçişten sonra yeniden reklam politikası incelemesine gönderiliyor.

Bu durum özellikle politika açısından daha hassas sektörlerde önem taşıyor.

Örneğin:

  • sağlık hizmetleri,
  • finansal hizmetler,
  • hukuki hizmetler,
  • takviye edici gıda ve benzeri ürünler,
  • yeniden pazarlama kısıtlamalarının bulunduğu sektörler

için reklamların yeniden incelenmesi daha uzun sürebilir veya bazı reklamlar ek kontrollerden geçebilir. Dolayısıyla geçişi son güne bırakmak, özellikle aktif olarak yüksek bütçe harcayan kampanyalarda geçici reklam yayını kesintilerine neden olabilir.

Bu nedenle politika hassasiyeti yüksek hesaplarda Display → Demand Gen geçişini önceden planlamak ve reklamların yeniden onay süreci için zaman bırakmak daha güvenli olacaktır.

Hangi Display Kampanyalarını Önce Taşımak Mantıklı?

Her Display kampanyasını aynı anda talep yaratma kampanyalarına geçirmek zorunda değilsiniz.

Geçiş için daha uygun adaylar

  • Duyarlı Görüntülü Reklamlar kullanan,
  • dönüşüm odaklı çalışan,
  • Hedef EBM (tCPA) veya Hedef ROAS (tROAS) kullanan,
  • dönüşüm izleme altyapısı güçlü olan,
  • yeniden pazarlama veya birinci taraf müşteri verilerini aktif kullanan,
  • HTML5 reklamlara bağımlı olmayan,
  • dönüşüm başına ödeme modelini kullanmayan kampanyalar.

Daha dikkatli değerlendirilmesi gerekenler

  • Manuel TBM (Manual CPC) kullanan,
  • görüntülenebilir bin gösterim başına maliyet (vCPM) veya marka bilinirliği odaklı çalışan,
  • HTML5 reklamları yoğun şekilde kullanan,
  • portföy teklif stratejileri kullanan,
  • sezonluk teklif ayarlamalarına sık başvuran,
  • paylaşılan bütçe kullanan,
  • Marka Etkisi (Brand Lift) veya Arama Etkisi (Search Lift) çalışması devam eden,
  • yerleşim ve teklif kontrolünün çok sıkı tutulması gereken kampanyalar.

    Google ayrıca devam eden herhangi bir Lift ölçüm çalışmasının, örneğin bir Dönüşüm Etkisi (Conversion Lift) çalışmasının ortasında geçiş aracının kullanılmasını önermiyor. Bunun nedeni, Demand Gen’e dönüştürülen kampanyanın devam eden ölçüm çalışmasıyla otomatik olarak ilişkilendirilememesi.

Örnek 1: E-Ticaret Yeniden Pazarlama Kampanyası

Bir e-ticaret sitesinin klasik Display yeniden pazarlama kampanyasını düşünelim.

Hedef kitle: Son 30 gün içerisinde ürün görüntülemiş ancak satın alma gerçekleştirmemiş kullanıcılar.
Teklif stratejisi: Hedef ROAS.
Reklam yapısı: Duyarlı Görüntülü Reklamlar ve ürün veri akışı.

Bu kampanya Demand Gen’e geçiş için oldukça güçlü bir adaydır. Çünkü yeniden pazarlama listeleri destekleniyor, ürün veri akışları kullanılabiliyor, Hedef ROAS teklif stratejisi destekleniyor ve kampanya ilk aşamada yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı üzerinde çalıştırılabiliyor.

Kampanya yeterli veri topladıktan sonra YouTube ve Discover gibi diğer Demand Gen kanalları ayrıca test edilebilir.

İkinci aşamada aynı birinci taraf verileri kullanılarak Benzer Kitle (Lookalike) segmentleri de test edilebilir. Böylece Demand Gen, klasik Display kampanyasının ötesine geçerek daha geniş bir yeni müşteri kazanımı aracı haline gelebilir.

Örnek 2: B2B Potansiyel Müşteri Kazanımı Kampanyası

Bu kez yalnızca belirli sektör sitelerinde reklam yayınlayan B2B bir işletme düşünelim. Kampanya:

  • Manuel TBM,
  • belirli reklam yerleşim listeleri,
  • cihaz bazlı teklif ayarlamaları,
  • çok düşük hacimli ancak yüksek değerli potansiyel müşteriler üzerinden çalışıyor.

Bu hesapta Demand Gen’e geçiş daha dikkatli yapılmalı. Çünkü algoritmaya daha fazla özgürlük vermek daha fazla potansiyel müşteri getirebilir ancak daha nitelikli potansiyel müşteri elde edileceğini garanti etmez.

Özellikle B2B hesaplarda optimizasyon metriği yalnızca form doldurma olmamalı.

Mümkünse:

  • MQL,
  • SQL,
  • teklif verilen müşteri,
  • gerçek satış

gibi çevrimdışı satış aşamalarındaki sonuçlar da mümkün olduğunda Google Ads’e geri aktarılmalı. Aksi halde algoritma kaliteli müşteriyi değil, form doldurmaya en yatkın kullanıcıyı optimize edebilir.

Örnek 3: Marka Bilinirliği Kampanyası

Bir hızlı tüketim ürünleri markasının temel hedefinin geniş kitlelere ulaşmak ve marka görünürlüğünü artırmak olduğunu düşünelim. Eski Display kampanyası:

  • görüntülenebilir bin gösterim başına maliyet (vCPM),
  • yüksek görünürlük oranı,
  • belirli ve kaliteli yayıncı sitelerde reklam gösterimi üzerinden optimize ediliyor.

Bu senaryoda Demand Gen otomatik olarak daha iyi çözüm değildir. Çünkü görüntülenebilir bin gösterim başına maliyet teklif stratejisinin kaybolması satın alma ekonomisini değiştirir. Talep yaratma kreatif ve envanter açısından daha güçlü olabilir;

fakat KPI “En düşük maliyetle görüntülenebilir erişim” ise alternatif kampanya türleri veya DV360 gibi programatik çözümler de değerlendirilmelidir.

Google’ın Önerdiği Geçiş İçin En İyi Uygulamalar

Google geçiş sırasında oldukça spesifik öneriler veriyor. Bunların en önemlileri şunlar:

1. İlk aşamada yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı’nı (GDN) kullanın. Böylece Display ile yeni Demand Gen kampanyası arasındaki karşılaştırmada envanter değişkenini mümkün olduğunca sabit tutabilirsiniz.

2. Eski kampanyadaki kitle yaklaşımını koruyun. İlk aşamada hedefleme yapısını gereksiz yere değiştirmeyerek kampanya türü değişiminin etkisini daha sağlıklı ölçebilirsiniz.

3. Dönüşüm ilişkilendirme aralığını 28 günden daha uzun tutmayı değerlendirin. Özellikle dönüşüm yolculuğu uzun olan sektörlerde daha geniş bir ilişkilendirme aralığı, geçiş sonrasındaki performansın daha sağlıklı değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

4. Teklif değişikliklerini sınırlayın. Google, teklif hedeflerindeki değişiklikleri yaklaşık ±%15 ile sınırlandırmayı ve önemli değişiklikler arasında yaklaşık bir hafta beklemeyi öneriyor.

5. Kampanya yapısını aşırı parçalamayın. Google özellikle 30 gün içerisinde yaklaşık 30’un altında dönüşüm üreten küçük reklam gruplarının benzer kitle temaları altında birleştirilmesini öneriyor.

Bu önerilerin ortak amacı, yeni algoritmaya mümkün olduğunca yoğun, tutarlı ve anlamlı veri sağlamak.

Survivor Dijital Olarak Önerdiğimiz Display → Demand Gen Geçiş Planı

1. Önce tüm Display kampanyalarını envanterleyin

Şunları belirleyin:

  • aktif,
  • duraklatılmış,
  • kaldırılmış,
  • harcama yapan,
  • dönüşüm üreten,
  • yeniden pazarlama,
  • yeni müşteri kazanımına yönelik,
  • marka bilinirliği odaklı. Her kampanyanın talep yaratma kampanyalarına geçmesi gerekmeyebilir.

2. Desteklenmeyen özellikleri tespit edin

Özellikle kontrol edin:

  • Manuel TBM (Tıklama Başına Maliyet)
  • görüntülenebilir gösterim odaklı teklif verme,
  • dönüşüm başına ödeme,
  • portföy teklif stratejileri,
  • sezonluk teklif ayarlamaları,
  • paylaşılan bütçe,
  • HTML5 reklamlar,
  • potansiyel müşteri formu öğesi,
  • telefonla arama öğesi,
  • reklam grubu düzeyinde teklif ayarlamaları. Google’ın geçiş aracı, bu özelliklerden bazıları mevcutsa kampanyayı doğrudan taşıyamayabilir veya geçiş sırasında hata verebilir.

3. Mevcut Performans Verilerinizi Referans Olarak Kaydedin

Geçişten önce mevcut Görüntülü Reklam kampanyalarınızın performansını mutlaka kayıt altına alın. Bunun için en az son 30 günlük, mümkünse 60 veya 90 günlük verileri ayrı ayrı incelemek faydalı olacaktır.

Bu dönemlerde özellikle toplam harcama, dönüşüm sayısı, dönüşüm başına maliyet, toplam dönüşüm değeri, reklam harcamasının getirisi, tıklama oranı, tıklama başına maliyet, reklam yerleşimi dağılımı ve yeni müşteri oranı gibi temel performans göstergelerini not edin.

Bu veriler, Demand Gen’e geçişten sonra performansın gerçekten iyileşip iyileşmediğini anlamanız için bir karşılaştırma noktası oluşturur. Aksi halde kampanya sonuçlarında yaşanan değişimin geçişten mi, bütçeden mi, teklif stratejisinden mi yoksa sezonluk etkilerden mi kaynaklandığını sağlıklı şekilde değerlendirmek zorlaşabilir.

4. Dönüşüm İzleme Altyapınızı Kontrol Edin

Demand Gen’e geçmeden önce Google Ads dönüşüm izleme altyapınızı mutlaka kontrol edin. Google Ads dönüşüm etiketlerinin doğru çalıştığından, Gelişmiş Dönüşümlerin doğru yapılandırıldığından, GA4 ile Google Ads arasındaki bağlantının sağlıklı olduğundan ve dönüşüm değerlerinin doğru aktarıldığından emin olun.

CRM kullanan işletmelerde mümkünse nitelikli potansiyel müşteri, satış fırsatı ve gerçek satış gibi çevrimdışı dönüşümlerin de Google Ads’e aktarılması önemlidir.

Çünkü Demand Gen’de otomasyonun rolü arttıkça, algoritmaya gönderdiğiniz dönüşüm verisinin doğruluğu ve kalitesi de kampanya performansı açısından daha kritik hale gelir.

5. Google’ın Geçiş Aracını Tercih Edin

Mevcut Görüntülü Reklam kampanyanızı Demand Gen’e taşırken, mümkünse Google’ın sunduğu resmi geçiş aracını kullanın.

Bunun en önemli avantajlarından biri, mevcut kampanyanın son 42 günlük performans ve öğrenme verisinin yeni Demand Gen kampanyasına aktarılabilmesidir. Böylece yeni kampanya tamamen sıfırdan öğrenmeye başlamak yerine, geçmiş performans verilerinden yararlanarak daha hızlı uyum sağlayabilir.

Bu nedenle çalışan bir Display kampanyasını kapatıp Demand Gen’de benzer ayarlarla sıfırdan yeni bir kampanya oluşturmak yerine, uygun durumlarda Google’ın geçiş aracını kullanmak daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.

6. İlk Aşamada Yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı’nı Kullanın

Geçişi tamamladıktan sonra kampanyayı hemen YouTube, Discover veya diğer Demand Gen kanallarına genişletmek yerine, ilk aşamada yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı (GDN) üzerinde çalıştırmak daha sağlıklı olabilir.

Bunun nedeni, kampanya performansındaki değişimin kaynağını daha net görebilmektir. Geçişle aynı anda yeni kanalları da açarsanız, performanstaki artış veya düşüşün Display’den Demand Gen’e geçişten mi, yoksa YouTube ve Discover gibi yeni envanterlerin eklenmesinden mi kaynaklandığını ayırt etmek zorlaşır.

Bu nedenle önce yalnızca GDN ile performansı gözlemlemek, kampanya dengelendikten sonra diğer Demand Gen kanallarını kademeli olarak test etmek daha kontrollü bir yaklaşım olacaktır.

7. Aynı gün bütçe riskini yönetin

Geçişin yapıldığı gün, eski Görüntülü Reklam kampanyasında gerçekleşen harcamanın yeni Demand Gen kampanyasının günlük bütçe hesabında dikkate alınmadığını unutmayın.

8. İlk birkaç günü öğrenme dönemi olarak değerlendirin

Google performansın ilk günlerde dalgalanabileceğini açık şekilde belirtiyor.

9. Tekliflere sürekli müdahale etmeyin

Google’ın önerdiği gibi küçük değişikliklerle ilerleyin ve sisteme veri toplaması için zaman tanıyın.

10. Ardından kanal genişletme testleri yapın

Kampanya yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı üzerinde yeterince veri topladıktan ve performansı daha dengeli hale geldikten sonra, YouTube, Discover, Gmail ve Google Maps gibi diğer Demand Gen kanalları kademeli olarak devreye alınabilir. Bu kanalları aynı anda açmak yerine, her biri için ayrı bir test yaklaşımı belirlemek daha sağlıklı olur. Böylece hangi kanalın ek dönüşüm, erişim veya verimlilik sağladığını daha net şekilde ölçebilirsiniz.

Display → Demand Gen Geçişini 17 Ağustos Google Ads Güncellemesinden Bağımsız Düşünmeyin

Display kampanyalarınızı Demand Gen’e taşırken dikkat edilmesi gereken bir başka önemli konu da Google’ın 17 Ağustos 2026 tarihinde hedef bazlı teklif stratejilerinde yaptığı değişiklik.

Google’ın resmi açıklamasına göre 17 Ağustos 2026 itibarıyla kademeli olarak uygulanmaya başlayan yeni sistem, özellikle “Bütçeyle sınırlı” durumundaki ve hedef bazlı otomatik teklif stratejileri kullanan kampanyaları etkiliyor.

Konunun tamamını ayrıca Google Ads 17 Ağustos Güncellemesi: Yeni Dönem ve Riskler başlıklı rehberimizde detaylı olarak inceleyebilirsiniz.

Değişiklik şu teklif stratejileri için geçerli:

  • Hedef EBM (Target CPA),
  • Hedef ROAS (Target ROAS),
  • Demand Gen kampanyalarında ayrıca Hedef TBM (Target CPC).

Arama, Alışveriş, Performance Max, Demand Gen ve Seyahat kampanyaları bu değişikliğin kapsamında yer alıyor. Klasik Google Display kampanyaları ise Google’ın açıkladığı etkilenen kampanya türleri arasında bulunmuyor.

Peki ne değişti?

Google Artık Belirlediğiniz Hedefi Daha Ciddiye Alıyor

17 Ağustos öncesinde bütçeyle sınırlı bazı kampanyalar, reklamverenin belirlediği teklif hedefinden çok daha iyi performans gösterebiliyordu.

Örneğin kampanyanızda:

Hedef EBM: 1.000 TL

belirlemiş olmanıza rağmen gerçek dönüşüm başına maliyetiniz:

650 TL

olabiliyordu.

Yani siz Google’a teknik olarak:

“Bir dönüşüm için ortalama 1.000 TL ödemeye razıyım.”

diyordunuz ancak sistem mevcut bütçe ve açık artırma koşulları nedeniyle dönüşümleri ortalama 650 TL’ye getiriyordu.

17 Ağustos değişikliğinden sonra Google, bütçeyle sınırlı kampanyalarda belirlediğiniz hedefe daha tutarlı şekilde yaklaşmayı amaçlıyor.

Dolayısıyla Hedef EBM’niz 1.000 TL olarak kalırsa, sistemin 650 TL’lik mevcut performansı korumasını beklemek doğru olmayabilir.

Google’ın kendi resmi örneğinde de aynı mantık kullanılıyor: Hedef EBM’si 10 dolar olmasına rağmen 5 dolar gerçek EBM elde eden bütçeyle sınırlı bir kampanyanın, değişiklik sonrasında 10 dolarlık hedefe daha yakın performans göstermesi beklenebiliyor.

Bu nedenle burada çok kritik bir soru ortaya çıkıyor:

Google Ads hesabınızdaki hedef, gerçekten kabul etmeye hazır olduğunuz ticari hedef mi; yoksa yıllar önce girilmiş ve kampanya zaten daha iyi performans gösterdiği için önemsemediğiniz bir sayı mı?

Display’den Demand Gen’e Geçerken Bu Neden Önemli?

İşte Display → Demand Gen geçişi ile 17 Ağustos güncellemesinin kesiştiği nokta burası. Mevcut klasik Display kampanyanız 17 Ağustos değişikliğinin kapsamındaki kampanya türlerinden biri olmayabilir.

Ancak bu kampanyayı Demand Gen’e taşıdığınızda, artık 17 Ağustos değişikliğinin uygulandığı kampanya türlerinden birine geçmiş olursunuz. Eğer yeni Demand Gen kampanyanız:

  • bütçeyle sınırlıysa
  • ve Hedef EBM, Hedef ROAS veya Hedef TBM gibi etkilenen bir teklif stratejisi kullanıyorsa,

belirlediğiniz teklif hedefinin gerçek performans üzerindeki önemi artık daha da artar.

Bir örnek üzerinden düşünelim.

Örnek: Hedef EBM 1.000 TL, Gerçek EBM 650 TL

Mevcut Display kampanyanızın:

Hedef EBM: 1.000 TL
Gerçekleşen EBM: 650 TL
Durumu: Bütçeyle sınırlı

olsun. İlk bakışta kampanya çok iyi performans gösteriyor. Ancak burada önemli bir problem var:

Gerçekte işletmeniz için kabul etmek istediğiniz dönüşüm maliyeti 650 TL civarındaysa, Google Ads’e 1.000 TL hedef vermeye devam etmek yeni sistemde gereksiz derecede geniş bir hareket alanı yaratabilir.

Kampanyayı Demand Gen’e taşıdıktan sonra aynı 1.000 TL Hedef EBM değerini korursanız Google’ın yeni teklif sistemi:

“Bu reklamverenin kabul ettiği dönüşüm başına maliyet 1.000 TL.”

bilgisini daha güçlü şekilde dikkate alabilir. Sonuç olarak kampanyanın gerçek EBM’si zaman içerisinde 650 TL’den daha yukarı çıkabilir ve belirlediğiniz 1.000 TL hedefe yaklaşabilir.

Bu, Google’ın mutlaka her dönüşümü 1.000 TL’ye getireceği anlamına gelmez. Hedef EBM zaten tek tek dönüşümlerin fiyatını belirleyen sabit bir ücret değildir. Ancak Google, kampanyanın ortalama performansını belirlediğiniz hedefe daha tutarlı şekilde yaklaştırmaya çalışabilir.

Hedef ROAS İçin de Aynı Mantık Geçerli

Benzer bir durum Hedef ROAS kullanan kampanyalarda da yaşanabilir. Örneğin:

Hedef ROAS: %400
Gerçekleşen ROAS: %600

olan bütçeyle sınırlı bir kampanyanız olduğunu düşünelim.

Eğer işletmenizin gerçek kârlılık hedefi %600 seviyesindeyse ancak Google Ads içerisindeki hedefiniz hâlâ %400 olarak duruyorsa, yeni sistemin %600 performansı koruyacağını varsaymamak gerekir. Google artık kendisine verdiğiniz %400 hedefe daha tutarlı şekilde ulaşmaya çalışabilir.

Bu da daha fazla satış ve hacim elde etmek karşılığında ROAS’ın mevcut %600 seviyesinden aşağı doğru hareket etmesine yol açabilir. Dolayısıyla burada önemli olan soru:

“Kampanyam şu anda kaç EBM veya ROAS elde ediyor?”

değil. Asıl soru:

“Google Ads’e verdiğim Hedef EBM veya Hedef ROAS, işletmemin bugün gerçekten kabul ettiği kârlılık hedefini temsil ediyor mu?” olmalı.

Demand Gen’e Geçmeden Önce Teklif Hedeflerinizi Kontrol Edin

Bu nedenle Display kampanyasını Demand Gen’e taşımadan önce yalnızca:

“Reklamlar, kitleler ve dönüşüm verileri doğru taşındı mı?”

diye kontrol etmek yeterli değil. Aynı zamanda:

  • Hedef EBM değerinizin gerçek müşteri edinme maliyeti hedefinizle,
  • Hedef ROAS değerinizin gerçek kârlılık beklentinizle,
  • Demand Gen kullanıyorsanız Hedef TBM değerinizin kabul edilebilir tıklama maliyetinizle

uyumlu olup olmadığını da yeniden değerlendirin.

Özellikle mevcut kampanyanız uzun süredir belirlediğiniz hedeften çok daha iyi performans gösteriyorsa, eski hedefi otomatik olarak yeni Demand Gen kampanyasına taşımak doğru olmayabilir.

Bazı reklamverenler aynı zamanda, Google’ın belirledikleri teklif hedeflerine çok daha tutarlı şekilde yaklaşmaya çalıştığı yeni bir teklif verme sisteminin kapsamına da giriyor.

Bu nedenle Demand Gen’e geçişten önce Hedef EBM ve Hedef ROAS değerlerinin ticari gerçeklerinize göre yeniden kontrol edilmesi, geçiş sürecinin en önemli adımlarından biri olmalı.

Display kampanyalarının Demand Gen içerisine alınmasını tek başına değerlendirmek, Google Ads tarafında yaşanan daha büyük dönüşümü gözden kaçırmamıza neden olabilir. Google son yıllarda reklamverenlerin doğrudan kontrol ettiği anahtar kelimeler, reklam yerleşimleri, teklifler, kampanya türleri ve kreatif kombinasyonları gibi mikro yönetim alanlarını giderek azaltıyor. Bunun yerine reklamverenden işletme hedefini, dönüşüm değerini, kitle sinyallerini, birinci taraf verilerini, kreatif çeşitliliğini ve kabul edilebilir kârlılık hedeflerini mümkün olduğunca doğru tanımlamasını bekliyor.

Başka bir ifadeyle Google Ads yönetimi giderek “hangi açık artırmada kaç lira teklif vereyim?” sorusundan uzaklaşıp, “algoritmaya hangi hedefleri ve hangi kaliteli verileri verirsem işletmem için doğru kullanıcıları bulabilir?” sorusuna doğru ilerliyor.

Bu nedenle 2027’ye giderken başarılı bir Google Ads yöneticisinin yalnızca reklam panelini ve kampanya ayarlarını iyi bilmesi yeterli olmayacak. Asıl değer; işletmenin kârlılık modelini, müşteri değerini, satış sürecini ve pazarlama hedeflerini anlayarak bunları Google’ın yapay zekâ sistemlerinin kullanabileceği doğru dönüşüm hedeflerine, değerlere, kitle sinyallerine ve verilere çevirebilmekte olacak.

Sık Sorulan Sorular

Google Display Network kapanıyor mu?

Hayır. Google Display Network devam ediyor. GDN envanteri Demand Gen kampanyaları içerisinde kullanılacak.

Display kampanyaları tamamen kaldırılıyor mu?

Bağımsız Google Display kampanya oluşturma ve yönetim yapısı Demand Gen’e taşınıyor. Google kalan uygun kampanyaların ilerleyen dönemde otomatik olarak migrate edileceğini belirtiyor.

Demand Gen’de yalnızca Display Network kullanabilir miyim?

Evet. Demand Gen’in kanal kontrolleri kullanılarak kampanya yalnızca Google Görüntülü Reklam Ağı üzerinde çalıştırılabilir. Google da geçiş sonrasında ilk aşamada yalnızca GDN ile devam edilmesini öneriyor.

Display kampanyasının geçmiş verileri kaybolacak mı?

Hayır. geçiş aracı son 42 günlük performans öğrenimini yeni Demand Gen kampanyasına aktarabiliyor. Eski Display kampanyası da raporlama amacıyla hesapta kalıyor.

Manuel CPC Demand Gen’de kullanılabilir mi?

Hayır. Manuel TBM, Demand Gen kampanyalarında desteklenmiyor. Google bunun yerine Hedef TBM gibi otomatik teklif seçenekleri sunuyor.

Remarketing Demand Gen’de çalışıyor mu?

Evet. Yeniden pazarlama listeleri ve Müşteri Eşleştirme (Customer Match) gibi birinci taraf veri tabanlı kitle çözümleri destekleniyor.

Display kampanyamı hemen Demand Gen’e taşımalı mıyım?

Her hesap için aynı cevap yok. Duyarlı Görüntülü Reklamlar kullanan ve dönüşüm odaklı otomatik teklif stratejileriyle çalışan kampanyalar daha uygun adaylar olabilir. Buna karşılık Manuel TBM, görüntülenebilir bin gösterim başına maliyet, HTML5 reklamlar, portföy teklif stratejileri veya devam eden Lift ölçüm çalışmaları bulunan kampanyaların geçiş öncesinde daha detaylı değerlendirilmesi gerekir.

Demand Gen’e Geçiş Geri Alınabilir mi?

Hayır. Google’ın geçiş aracı kullanılarak Demand Gen’e taşınan bir kampanya tekrar klasik Google Display kampanyasına dönüştürülemiyor.

Uzman Desteği Alın!

Google Ads hesabınızdaki mevcut Display kampanyalarının Demand Gen’e geçişe ne kadar hazır olduğunu, teklif stratejilerinizin yeni yapıyla uyumunu ve bütçenizin hangi alanlarda risk taşıdığını değerlendirmek için Survivor Dijital olarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.

2026 Google Premier Partner ajansı olarak; hesap yapınızı, dönüşüm ölçümlemenizi, teklif stratejilerinizi ve kampanya geçiş planınızı birlikte değerlendirerek Demand Gen’e geçiş sürecini daha kontrollü ve verimli şekilde yönetmenize yardımcı olabiliriz.

Güncellik Notu: Bu içerik 28 Ağustos 2026 itibarıyla Google’ın mevcut resmi dokümantasyonu ve sektör duyuruları esas alınarak hazırlanmıştır. Google, Demand Gen özelliklerinin ve geçiş takviminin değişebileceğini belirttiğinden, uygulama öncesinde Google Ads hesabınızdaki güncel bildirimlerin ve resmi Google Ads yardım dokümanlarının kontrol edilmesi önerilir.